Fallout 3 ilk duyurulduğunda özlemle geçmiş oyunlarını düşünmüştüm. Yıllar su gibi akıp geçmiş. Yeni nesil oyunlar her ne kadar grafikleri ve diğer şeyleri çok muhteşem görünse de, eski oyunların yerini hiçbiri tutmuyor. Fallout 3’den beklediğimiz şey o eski havayı yakalaması ve biz oyunculara eski oyunlarında olduğu gibi unutulmaz sahneler yaşatması.
E3’te gösterimi yapılan demoyu detaylı bir şekilde anlatacağım. Hadi başlayalım.
Fallout 3: Başlangıç
Genel gösterimi geçen sene yapılan demo Zırhla donanmış bir askerin mahvolmuş ordusunu başkentin ulusal parkındaki görüntüsü ve havaya uçan bir otobüsün sinematik görüntüleriyle başlıyor. Bundan sonrası bir Fallout uzmanı olan Ron Pearlman’in sesinden dünyanın başlangıcından itibaren nasıl bu hale geldiğinin anlatılmasıyla devam ediyor. Üzerinde durulan asıl nokta da insanların değiştiği ama savaşın asla değişmediği.
Aktüel oyun başladığında ise medikal maskeli bir adamın tam karşınızda durduğunu ve ameliyat odasının içinde bize baktığını görüyoruz. Ve işte olan o doğum gerçekleşti ve biz dünyanın yeni umuduyuz. Ardından bir kadının “kız mı erkek mi?” diye sorduğunu duyuyoruz ve ardından bir pop-up penceresi açılıyor ve biz de bu noktada cinsiyetimizi belirliyoruz. Ve burada ilerde yetişkin olarak nasıl görüneceğimizi sanal bir editleyici yardımıyla görmemiz mümkün. Genel yüz biçimlerinden birini alıyoruz fakat tabiî ki bu birebirdense genel gidişata göre oyun içinde dünyanın durumuna göre değişiklik gösterebiliyor ve sizi sıradan bir menüyle baş başa bırakıyor. Ve son olarak babamız medikal maskesini çıkarttığında yüzünün genel hatları yarattığımız karaktere benziyor.
Bethesda Oblivion’la iyi görünümlü bir insan yaratmanın ne kadar zor olduğuyla ilgili görüşler doğrultusunda iyileştirme yapmak için oldukça fazla çalışmış gibi görünüyor. Artık eklediğiniz özellikler üzerinde hafifçe düzenleme yapmanız mümkün veya isterseniz gerçekten çok çirkin bir kız veya erkek yaratabilirsiniz, siz nasıl isterseniz.
Bu bölümde yapabilecekleriniz bu kadar unutmadan A tuşuna basarak ağlayabiliyoruz.
Fallout 3: İlk Adımlar
Oyun daha sonra aniden 101 numaralı yeraltı yerleşimindeki babanızın odasında 1 yaşınızdaki halinizi gösteren kareye geçiyor. Artık hareket edebiliyorsunuz hatta ilk adımlar burada görülüyor ve oyunla ilgili ilk hareket ve kamera kontrol derslerinizi de burada almış oluyorsunuz. Aslına bakarsanız sıradan bir FPS kamerası fakat bu şekilde ilk defa gösteriliyor
Burada adı You’re SPECIAL adında bir kitabın rehberliğinde genel eğitimini alacaksın. Her sayfa farklı bir kabiliyetinden bahsediyor ve ağırlık çalışan veya kitap okuyan yeraltı çocuğu resimleriyle süslü. Sona ulaşmak için 7 görevi gerçekleştirmen gerekiyor bunların sırasını kendin belirleyebilirsin ama bu çevreden dışarı çıkmadan önce bunları yapmak zorundasın. Bir jenerik menüsüne bakmaktansa burada bir kitaba bakıyorsun ve bu da işi biraz daha gerçekçi bir boyuta sürüklüyor.
Fallout 3: Dokuzuncu Yaş günü
Oyun bir kez daha şok bir geçişle senin dokuzuncu yaş gününe geliyor. Kalabalık alkış tutarken sende ilk gerçek deneyimi yaşıyor ve eline bir BB silahı alarak VATS hedefleme sisteminin nasıl çalıştığını tecrübe ediyorsun.
Yeraltı bölümünü bitirmek ortalama bir saat alıyor bundan sonra karakterinizi düzenleyebiliyorsunuz tıpkı Oblivion’daki gibi. Basit olarak genel seçeneklerinizin hepsi yeraltını terk edene kadar devamlı olmuyor fakat yeraltı bölümünü bitirip oradan çıkmak iyi bir saklama yoluna dönüşüyor.
Fallout 3: Yardımcı Köpek
Bu noktada oyun bir kaç saat geriye dönerek oyundaki ilk tanışmanıza geliyor. Bir grup zorba hurdalığı basıp hurdalığın sahibine zor zamanlar yaşatıyor bu noktada yardım etmek için elinden geleni yapmak zorundasın. Hurdalığın köpeği olan Dogmeat ki şimdiye kadar ki en sevimli NPC karakteri senden hoşlanmaya başlıyor ve sizi sahibi olarak benimseyecek ve bundan sonra peşiniz sıra sizi taklip edecek. Ona saldırmasını geri de kalmasını ya da çevrede silah veya yiyecek olup olmadığını kontrol etmesi için yönlendirebilirsin ve ayrıca istersen seni beklemesi için yeraltındaki mekânda da bırakabilirsin. Bu köpek sevimli olduğu kadarda pinti ve eğer onu kaybetmek istemiyorsan dikkatli olmalısın yoksa boş dolaşırken başına bir şey gelip ölebilir.
Fallout3: Vahşi Ghoullar ve Glowing One
Biraz daha ileriye gidince bombalanmış bir ofis görüntüsüyle karşılaşıyoruz. Ve ilk riskimizi Dogmeat siz bir şekilde elimizdeki hafif makineli tüfekle beraber alıyoruz. Ve bu noktada ilk Ghoullar karşılaşıyoruz. Temel olarak zombilere benziyorlar ama ne kadar radyasyona maruz kaldıklarına bağlı olarak inanılmaz derecede zeki ve saldırgan davranabiliyorlar. Genel olarak hafif makineli tüfekle yapılan bir kaç atış işlerini bitirmeye yetiyor.
Ghoulların başı olan Glowing ghoul daha önceden bize göründüğünde oldukça normal görünüyordu ancak uzun laboratuar çalışmaları gerçekleştirdi ve inanılmaz bir noktaya geldi. Şimdi tüm öfkesiyle çığlıklar atarak bizi öldürmeye çalışıyor. VATS yani oyunun özel combo sistemini aktive ettiğimizde onun kafasına lazer silahıyla bir kaç atış yapabiliyoruz ancak enerji silahı stoku azalıyor ve çok az etkide bulunuyor. Bu durumda bir insan ne yapar diye düşündük ve onun içinde patlayıncaya kadar el bombası fırlattık ve patladığında ciddi bir zarar gördüğüne tanık olduk.
Fallout 3: Ulusal Park
Demonun son bölümü Ulusal Parkta geçiyor ve burası Fallout evreninde askeriyeye en yakın kuvvet olan Brotherhood of Steel ile Capitol'u kendilerine üs edinen Süper Mutantların savaş alanı olarak karşımıza çıkıyor. Washington Anıtından geçtik ki burada şehre genel bir bakış atmak için yukarı çıkan bir asansör bulunuyor ve Capitole ulaştık.
Doğrusu bu yer bir yeraltı sakini için pek uygun gibi görünmüyor. Neyse ki biz biraz ortalığı kızıştırabiliyoruz. Buradan oyundaki en güçlü zırh olan Power Armor’u aldık. Ancak Fallout 1 ve 2’de bu zırh pek kullanışlı olmuyordu çünkü hareket kabiliyetini çok düşürüyordu.
Biz siperimizi Capitole kadar ilerletmemize rağmen Süper Mutantların saldırısına uğradık ancak neyse ki Minigun bu noktada biraz işimize yaradı ve ayaklarını yerden kesmek için küçük de olsa bir serpinti yarattı. Fakat bu onları durdurmamıştı ve bir anda daha da fazla mutant bizim bulunduğumuz noktaya üşüşmeye başladı. Bethesda’dan Pete Hines’i bile şaşırtan savaşın en sıcak sahnelerinden birinde mutantlardan biri kuşu üzerimize fırlattı ve bu oldukça enteresandı çünkü ilk kez böyle bir şey olmuştu. Ve bu da bize şunu gösterdi ki yapımcılar bu oyun üzerinde gerçekten çok fazla gayret sarf etmiş ve yapay zekâ gerçekten inanılmaz noktalara taşınmış.
Capitol etrafında geçen bir kaç sahneden sonra bir anda kuş bakışı bir görüntü geliyor ki bu muhteşem bir sahneydi. Buradan daha da iyi anlaşılıyor ki Capitol tonla mutant tarafından korunuyor. Neyse ki burada minigundan daha fazlasına sahiptik. Ve Fat Boy adındaki nükleer bombalar fırlatan silahımızı çektik. Ve çok azı bile onları geri püskürtüp onların silahlarını onlara karşı kullanmamıza yetti.
Ve üzülerek demo gösterimi sona erdi. Bu kadarla kalmayacağız daha fazla bilgilerle sizlerle olacağız.