Condemned:Criminal Origins ilk oynadığımı hatırlıyorum da o gece uyuyamamıştım.Garip garip sesler duyuyordum,her an bir şey kapıyı kırıp içeri dalacakmış gibi hissediyordum. Kesinlikle muhteşem bir oyundu, hatta yaratıklar beni fark etmesin diye oyundaki feneri dahi açmıyordum.O muhteşem oyunun devamı olan Condemned 2 Bloodshot aynı hissi tekrar yaşatmak için geri döndü ve uykusuz geceler tekrar başladı.
İlk oyunda seri cinayetler büro dedektifi olan kahramanımız Ethan Thomas kişisel olarak yıkılmış ve alkol bağımlısı olarak karşımıza çıkıyor. İlk oyundan hatırlayacağımız ve kilit nokta olan Malcolm Vanhoorn’dan gelen bir yardım telefonuyla hikayemiz başlıyor.Şehirde kan gövdeyi götürmeyi başlar ve sokaklar cehennem yerine döner.Kahramanımız ise bu iki olayın kesiştiği yeri bulmak için araştırmaya başlar.
Benim gibi serinin hayranları ilk oyuna nazaran daha aksiyonlu olmasını bekliyorduk.Beklentilerimiz her ne kadar gerçekleşmiş olsa da bu sefer oyunumuzun aksiyon yönü daha ağır basıyor. Bu durum bizleri biraz üzse de kesinlikle hayal kırıklığına uğramıyoruz.Oyunun geçtiği mekânlardaki atmosfer, kan lekeleri, puslu dökük duvarlar ve uğultu halinde gelen derin sesler adeta kendimizi oyunun içinde gibi hissetmemizi sağlıyor.
Oyunun etkileyici olan başka bir yönü de her açtığınız kapının arkasından neyin fırlayıp size saldıracağını düşündürecek bir hava yaratması. Ses efekt ve geçişleri kesinlikle baştan savma değil ve muhteşem bir hava katıyor oyuna. Katillerin seni yere serdikten sonra üzerinde seni parçalarken attığı çığlık ve zafer naralarını oldukça şiddetli biçimde duyabiliyoruz ve bu biraz umutlarımızı yıkıyor. Sesler o kadar başarılı ki oyun içindeki gelen sesler belirli yerlerde resmen seni yönlendirir hale geliyor, tabi bu tesadüfen doğru çıksa da bazen senin paranoyaklığın da olabiliyor.
Eğer seslere göre grafikler değerlendirilirse grafikler daha sönük,ancak önceki oyundaki grafik motoru kullanılmasına rağmen 2 senede grafik açısından oldukça büyük bir ilerleme var. Işıklandırma oldukça etkileyici, metinler gayet keskin ve karakter modelleri önceki oyundaki komik donukluğundan kurtulmuş. Bazı görüntü hataları var ama o kadar da göze batmıyor. Condemned motoru iç mekânlarda oldukça karanlık bir hava yaratıyor ve bu da grafik çeşitliliğin son noktası olsa gerek. Bloodshot’da sadece bir tane dış mekân olduğundan dolayı herhangi bir gökyüzü ya da açık hava atmosferi yaratılmamış, zaten biraz da garip kaçardı. Ufak tefek aksaklıklara rağmen Bloodshot her şeyiyle sizi ürkütecek muhteşem bir vahşet dünyası.
Tüm bunların yanında Monolith ilk bölümlerdeki yavaş havayı hareketlendirmek için ağır silah seçenekleri eklemiş fakat bu yanlış bir düşünce gibi, çünkü bu silahlar Condemned ‘in vermiş olduğu o kasvetli ve ürkünç havayı biraz dağıtıyor. Ayrıca bu birebir mücadeleyi de engellemiş oluyor. Bunun yerine yarı dolu bir tabanca oyunun gidişatını bozmaktansa daha da geliştirebilirdi. Ama 30 mermili bir saldırı tüfeği tüm havayı mahvediyor.
Oyunun eksik sayılabilecek diğer yanı ise kısa olması. Bu kadar korkuyla ve zevkle oyunu oynarken oyunun birden biti vermesi biraz hayal kırıklığına uğratıyor. Her bölüm bronz, gümüş ve altın puanlanmasıyla belirlenmiş o bölüm bitiminde bizlere gösteriliyor.
Bloodshot kesinlikle oynanması gereken ve korkuyu içimizde hissettiren müthiş bir oyun. Ara sıra kusma isteği gelse de, kendimizi ekran başına kilitlemekten alıkoyamıyoruz.(Konsolun üstüne sakın kusmayın:)Oyunu herhangi bir rahatsızlığı olanlara önermiyoruz. Vahşet ve kanın gövdeyi götürdüğü Condemned’i kesinlikle oynayın. Oyunsuz kalmayın, iyi eğlenceler.